Öne çıkanlar

Bu hafta iki konu var gündemimde; biri  “wikileaks” ve diğeri de “6. İmam Hatipliler Kurultayı’nın sonuç bildirgesi”.

** 

Haftalardır “wikileaks” in yayınladığı belgeler tüm dünyada konuşuluyor ve biraz şaşkın biraz da şüpheli yaklaşımlara tanık oluyoruz.

Bana göre bu belgeler her şeyden önce ikiyüzlülüğü kanıtlamış bulunuyor. Devletler sahnede birbirlerine karşı olumlu söylemlerde bulunurlarken sahne arkasında farklı düşüncelerini diplomatik belgelere yansıtıyorlar. Ama bu da olağan zaten. Üstelik bu, yeni bir şey de değil. Yeni olan, bu tür belgelerin dünyaya, üstelik medyanın en önemli isimleri ile işbirliği içerisinde, açıklanmış olması.

Internet artık dünyadaki en önemli güçlerden biri. Ve bu güç, istenildiğinde çeşitli kuruluşları ya da kurumları arkanıza alarak dünyayı sarsacak eylemler gerçekleştirebileceğinizi  kanıtlamış oldu. Eskiden savaşlar top, tüfek ve askerlerle yapılırdı. Şimdiki savaşlar ise siber alem üzerinden yapılıyor.  

Umberto Eco , Fransız Liberation gazetesine şöyle konuşmuş : “Eskiden basın büyükelçiliklerin içinde neler döndüğünü anlamaya çalışırdı, şimdi büyükelçilikler gizli bilgileri basından istiyor.”

Bence çok doğru bir tespit Eco’nunki.

Bu belgelerin yeni dünya düzenini oluşturmaya önderlik edeceğini düşünüyorum. Ve wikileaks’ in yayınlarının devam etmesini istiyorum. Fakat bu arada da şu komplo teorisyenlerini anlayamıyorum: Her bir olayı bir devlete, kişiye ya da başka bir olaya yüklemeye çalışanlardan bahsediyorum. Komple teorileri üretilerek suçlamalardan (ya da bir kısmının deyimiyle “iftira” lardan) kurtulmak mümkün değildir. Bu kişilere “Biraz gerçekçi olun” çağrısı yapıyorum ve belgeleri bu çerçevede okumalarını tavsiye ediyorum.

** 

5 Aralık’ta 6. İmam Hatipliler Kurultayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede şu başlıklar ön plana çıktı (www.gercekgundem.com sitesinden alınmıştır) :

1- Türbanın önündeki engeller kaldırılsın.

2- Kur'an kurslarının önündeki engeller kaldırılsın.

3- İmam Hatip Liselerinin 'ortaokul' bölümleri yeniden açılsın.

4- Tüm okullara Temel Dini Bilgiler ve Kur'an-ı Kerim seçmeli dersleri konulsun.

5- Zorunlu kesintisiz eğitim kaldırılsın, kademeli eğitime geçilsin.

6- Dernek üyeleri okullara ve öğrencilere “maddi ve manevi” destek sunsun.

7- Milli Güvenlik Bilgisi dersleri diğer derslerin programına alınsın, pedagojik formasyonu olan öğretmenlerce verilsin.

8- Karma eğitime son verilsin, kız ve erkekler için ayrı okullar açılsın.

9- Farsça dili eğitimi verilsin.

10- Yurtdışında da İmam Hatip Liseleri açılsın.

11- Katsayı farkı sıfırlansın

12- İMHL sayısı arttırılsın

 

Bildirgenin tam metni ise şöyle (www.gercekgundem.com sitesinden alınmıştır) :

“11 yıldan beri sürmekte olan katsayı zulmü kısmen kaldırılmıştır. Emeği geçenlere teşekkür etmekle birlikte eğitimde eşitliği bozan katsayının sıfırlanmasını talep ediyoruz.

İmam hatip liselerinde eğitim kalitesi arttırılmalı, Türkçe ve Arapça gerektiği şekilde öğretilmeli, Farsça ve diğer yabancı dil eğitimleri özendirilmeli, müfredatta iyileştirmeler yapılmalıdır.

Milli Güvenlik Bilgisi derslerinin içeriği diğer derslerin programına alınarak pedagojik formasyonu olan öğretmenler tarafından verilmelidir.

Hiçbir öğrenci kılık kıyafet nedeniyle öğrenim hakkından mahrum edilmemeli, başörtüsü önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Herkese kendi dinini asli kaynaklarından öğrenme hakkı sağlanmalıdır.

Tüm ilköğretim ve liselerde öğrencilere dinini öğrenme fırsatı verilmeli, isteğe bağlı olarak Temel Dini Bilgiler ile Kur'an-ı Kerim dersi seçmeli ders olarak konulmalıdır.

Kur'an-ı Kerim öğrenimi ve Kuran kurslarının önündeki engeller kaldırılmalı, yaz Kuran kurslarının kalitesi arttırılmalıdır.

Her okula bir mezun derneği kurulması her mezunumuzun hedefi olmalıdır. Her bir okula, her türlü donanıma sahip kız ve erkek öğrenci yurtları yapılmalıdır. Özellikle kız öğrencilerimiz için Devlet Parasız Yatılı yurtları açılmalıdır. Örnek proje okullar açılmalı, yurtdışında Türkiye modeli İmam Hatip liseleri açılması ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır.

İmam Hatip liselerimizin sivil hamileri konumunda olan İmam Hatip Lisesi mezun derneği ve okul aile birliklerinin okul idareleriyle müşterek hareketle okullarımızın ve öğrencilerimizin maddi ve manevi ihtiyaçlarına yardımcı olmaları, başarılı mezunlarına burs temin etmeleri, istihdamları konusunda gayret göstermeleri, geleceğimiz adına umut verici olacaktır. Okullarımızın fiziki imkân ve eğitim yönünden yüksek standartlı kurumlar haline getirilerek cazibe merkezi olması, farklı amaçlarla kullanılan binalarımızın İMHL olarak açılması, camiamız ve ülkemiz adına hayati önem arz etmektedir.

Artık gelişmiş ülke uzmanları tarafından da sakıncaları zikredilmeye başlanan karma eğitimde ısrar edilmemeli, kız ve erkek okullarının açılmasına izin verilmelidir."

21. yüzyılda Türkiye’nin konuştuğu konulara bakın! Yayınlanan bildirgeye bakın!

29.11.2009 tarihli Vatan gazetesinde Rıfat Sarıcaoğlu “Dünya Finlandiya’ nın sırrının peşinde” başlıklı bir makale yayınladı. Ben de  Finlandiya’ nın eğitimdeki başarısını kıskanarak ve imrenek okudum.

Makaleden öğrendiklerim ise şunlar :  Finlandiya’nın başarısı tabii ki eğitim sisteminde yatıyor. Öğrenciler, 7 yaşında ilköğretime başlıyorlar, ama 1 yıl önceden de anaokuluna gidiyorlar. Zorunlu eğitim 12 yıl ve ortaöğretim 16 yaşına kadar zorunlu tutulmuş. Başarı ise; okul ortamının rahatlığından, öğretmenlerin aynı okulda uzun süre çalışmalarından, 11 yaşına gelmiş bir öğrencinin kesinlikle 2 yabancı dili öğrenmiş ve kullanabiliyor olmasından, başarılı-başarısız öğrenci ölçümü yapılmamasından,fen dallarındaki öğretmenler için yüksek lisansın şart olmasından, okul öncesi aile bireylerinin çocukla yakından ilgilenmesi ve 7 yaşına kadar çocuğun öğretmeni olmasından, iş dünyasının gelecek için eğitimcilerden ne beklediğini belirtmesi ve eğitim bakanlığı ile işbirliği içinde olmasından, öğrencilerle ders dışında yapılan aktivitelerden ve öğretmenle öğrenci arasındaki güven duygusundan geliyor.

Şimdi de ülkemizde yayınlanan yukarıda yazdığım bildirgeyi tekrar okuyun lütfen. Sizce bu bildirgedeki talepler, istekler gerçekleştirilir ise bizim öğrencilerimiz Finlandiyalı öğrencilerle kıyaslanabilir ya da yarışabilir seviyede olabilirler mi? 

Onlar, başarılı ve donanımlı bireyler yetiştirmeyi hedeflerken biz neyi hedefliyoruz acaba?

 

------------

İlk yayınlanma yeri : www.iparhaber.com.tr

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !