İlgi, Bilgi, Beceri, Paylaşı
• 8/10/2007 - Salı günü saat 13.00'te başlayacak, saat 13.13'te bitece
Değerli bir arkadaşımın ilettiği mesajdır :
--------------------------------------------
Çalışmayacaksın Oturmayacaksın Konuşmayacaksın (Yüz yüze, arkadan, telefonla konuşmayacaksın) Bakmayacaksın hiçbir kimsenin-şeyin yüzüne, Tv seyretmeyecek, radyo dinlemeyecek, bilgisayara dokunmayacaksın) Uyumayacaksın, uzanmayacaksın Yemeyeceksin, içmeyeceksin Görüneceksin, evdeysen işteysen kapı önüne çıkacaksın, mümkünse açık havada olacaksın, hele yağmursa ne ala Mümkünse Taksim'de değilse olduğun yerde dikilecek ve bileceksin Yalnız olmayacaksın, bundan şüphe de duymayacaksın, salıya kadar süre yetmez deme, duyurmaya gayret et yeter Ayıracak,
koparacak ve feda edeceksin, her biri için bir dakikanı, şehitlerin
için karşılıksız neler verebileceğini göstereceksin. Artık
saklamayın; kendiniz, sevginiz, nefretiniz, sabırsızlığınız, iradeniz
mi? Neye isterlerse ona yorsunlar. Siz gösterin. Bu maili kaç kişiye
göndereceğin, gelip gelmeyeceğin, ne kadar umursayacağın tamamen sana
kalmış.
Bu bir "kara vicdan" meselesi.
Ben
göstereceğim. Saat tam 1300'te .bulunduğum yerde saygı duruşunda
bulunacağm.1313'te ayrılıp gideceğim. Kimse olmadan, yalnız başıma da
olsa, sakin, sessiz, flaşsız, sadece göstereceğim. Kim neye yorarsa
yorsun.
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 5/9/2007 - Hedefe ulaşabilmek için...
Konfüçyus, bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle
göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına
geçti.
Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu
havada tuttu. Diğer elinde bir elma vardı. Öğrencilerin meraklı bakışları
arasında, elmayı vazonun içinde bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle
dedi:
"Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir."
Çocuklardan biri açıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından
içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor, ama
başaramıyordu.
"Elimi çıkaramıyorum!"
Konfüçyus, "Elmayı sıkı sıkı
tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır," dedi.
Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak
bıraktı. Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık
okunuyordu.
Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir
fikriniz var mı?
Konfüçyus, vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma
vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye
başladı. Aslında o kadar basit bir şeydi ki bu!
Konfüçyus, "Fakat bu,
göründüğü kadar basit değil," dedi. Elmayı havada tutuyordu
konuşurken. "Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir. Onu
bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak
istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer
kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen
durdurmalısınız. işte, ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz."
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 8/7/2007 - Türk kadını şiddet mağduru
Şiddete maruz kalan kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Polis
kayıtlarına göre geçtiğimiz yıl şiddet gören kadın sayısı bir önceki
yıla göre yüzde 76 arttı.Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2006 yılı
raporuna göre 72643 kadın şiddet içerikli suçlardan mağdur oldu. Bu
kadınlardan 842’si cinayete kurban gitti, 9317 kadın ise yaralandı.
Emniyet verilerinde 1113 kadının tecavüze uğradığı, 466 kadının intihar
ettiği, 5852 kadının ise intihar teşebbüsünde bulunduğu da yer aldı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı’nın hazırladığı “2006
Yılı Faaliyet Raporu”na göre, geçen yıl 72 bin 643 kadın şiddet
içerikli suçlardan mağdur oldu. Bu kadınlardan 842’si cinayete kurban
gitti, yaralanan kadın sayısı 9 bin 317 oldu.
Geçen yıl darp
edilen kadın sayısı polis kayıtlarına 22 bin 884 olarak yansıdı. 5 bin
972 kadın kaçırılırken, tehdide maruz kalan kadın sayısı 9 bin 675’e
ulaştı. Aile içi şiddete maruz kalan kadın sayısı 14 bin 989 olarak
Emniyet kayıtlarına geçti.
Emniyet verilerine göre, cinsel
suça maruz kalan kadınların sayısında da artış oldu. Buna göre, 1113
kadın tecavüze uğradı, “ırzına tasaddi” edilen kadın sayısı 872’ye
oldu.
Evlenme vaadiyle kızlığını kaybedenlerin sayısı ise
kayıtlarda 281 olarak yer aldı. Fuhşa teşvik edilen ve kadın ticaretine
maruz kalan kadınların sayısı 380 olarak kayıtlara geçti.
Geçen yıl 466 kadın intihar etti, intihar girişiminde bulunan kadınların sayısı ise 5 bin 852 oldu.
Emniyet
Genel Müdürlüğünün verilerine göre 2005 yılında 41 bin 81 kadın şiddete
maruz kalmıştı. Bu kadınlardan 824’i cinayete kurban gitmiş, 5 bin
257’si yaralanmış ve 13 bin 188’i de darp edildi. Aynı yıl 4 bin 111
kadın kaçırılırken, 3 bin 511 kadın tehdit edilmişti.
Cinsel
istismara maruz kalan kadınlardan 934’üne tecavüz edilmiş, 635’inin
ırzına tasaddide bulunulurken, 288 kişinin de evlenme vaadiyle kızlığı
bozulmuştu. Polis kayıtlarına göre aynı dönemde 455 kadın intihar
ederken, 2 bin 921 kadın ise intihara teşebbüs etti.
Emniyet
verilerine göre, 2006 yılında şiddete maruz kalan kadınlardan 11 bin
2’sinin 18 ve altındaki yaş grubunda, 2005 yılında ise şiddete maruz
kalan kadınların 7 bin 231’i, 18 ve altı yaş grubunda yer alıyor.
Kaynak : www.ntvmsnbc.com
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/4/2007 - Tek başına otobüsle balıkçıya gidiyor

İngiltere’nin Wolverhampton kentinde yaşayan bir Van kedisinin, balıkçı restoranının yakınlarına gitmek için haftada birkaç kez sabah otobüse binip bir durak sonra indiği öne sürüldü.
Ünlü şair T.S. Eliot’un ’Tuhaf Kedi’ şiirinden esinlenerek Macavity adı verilen kedi, ilk kez Ocak ayında şoförlerin dikkatini çekti. Düzenli olarak aynı otobüsü kullanan Paul Brennan (19), "Önceleri sahibiyle biniyor sandım, sonra tek başına seyahat ettiğini anladım" dedi.
Kaynak : www.hurriyet.com.tr
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 10/4/2007 - Babalar bitti, 'Bay Anne'ler çağı
ABD'de evde oturup çocuk bakan erkek oranı 10 yılda üçe katlandı. 'Bay Anne'ler için yıllık etkinlik bile var.
Olivia'nın doğum günü, babası Mark Ruis'in mesleki kariyerinin son günü oldu. Üç yıl önce o gün Ruis de ABD'de sayıları gün geçtikçe artan 'Bay Anne' lakaplı, evde oturup çocuğuna bakan erkekler topluluğuna katıldı. ABD Nüfus Bürosu'na göre ülkede evde oturup çocuk bakan baba sayısı 159 bini buldu. 1996'da bu sayı sadece 49 bindi. 'Bay Anne'lerin sayısı arttıkça destek ve oyun grupları, bloglar ve ihtiyaca yönelik ürünlerin sayısı da artıyor. İç cepleri bebek bezi taşımaya yetecek kadar büyük ceketler bunlardan biri! 'Bay Anne'lerin yıllık bir etkinliği bile var. Babalar buluşup çocuk bakımı tüyolarını paylaşıyor, bakıcılığın getirdiği yalnızlaşma hissiyle nasıl başa çıkılacağını tartışıyor.
Kadınlar yükselince... Uzmanlar artık birçok işkadınının erkeklerden daha fazla kazanmaya başladığına dikkat çekiyor. Teksas Üniversitesi psikoloji profesörü Aaron Rochlen, birçok kadının eskiden olduğundan daha yüksek pozisyonlarda çalıştığını söylüyor: "Evde oturup çocuk bakmak, erkekler için zor olsa bile, aslında birçoğu bunu ekonomik olarak mecbur kaldığından yapıyor. Geleneksel maskülen rollere çok bağlı olan erkekler yeni rolleri konusunda sıkıntı çekerken, daha az geleneksel erkekler çok daha kolay alışıyor."
Kaynak : www.radikal.com.tr
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|