İlgi, Bilgi, Beceri, Paylaşı

• 6/5/2008 - MARE NOSTRUM

Kategori: GUNCEL


    En uzun koşuysa elbet
    Türkiye' de de Devrim,

    O, onun en güzel yüz metresini koştu
    En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
    En hızlısıydı hepimizin,
    En önce göğüsledi ipi...
    Acıyorsam sana anam avradım olsun,
    Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!


    Can YÜCEL



  • Rodrigo - Gitar konçertosu
http://video.eksenim.mynet.com/dede077/Rodrigo_nun_Gitar_Koncertosu/30828/#




Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 18/3/2008 - Çevre için 1 saat karanlık

Kategori: GUNCEL
Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye), küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık yaratmak amacıyla başlatılan ve bu yıl 29 Mart akşamı yapılacak bir saatlik ışık kapatma eylemi için, kişi ve kurumların desteğini bekliyor.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de doğal kaynakları koruyarak gelecek kuşaklara sağlıklı şekilde bırakabilmenin yaşamsal önem taşıdığını söyledi.

Türkiye'nin önceliklerine göre, su kaynakları, orman, deniz ve kıyı programları hazırlayarak çevresel sorunlara çözüm bulmayı amaç edindiklerini belirten Demirayak, bu konuda, hükümetler, yerel yönetimler ve yöre halkının yanı sıra kurum ve kuruluşlar ile toplumun her kesiminin desteğini almaya çalıştıklarını ifade etti.

Demirayak, küresel iklim değişikliğinin tehlikeli boyutlara varmasını önlemek amacıyla iş yerlerinde, evlerde, tatilde ve alışveriş gibi yaşamın her anında bilinçli tüketim ve sorumlu davranılması gerekliliğine dikkati çekerek, ''İhtiyaçlarımızın ötesinde kullandığımız doğal kaynaklar hızla tükenirken, atıklar ve ortaya çıkan emisyonlar nedeniyle yeryüzünün dengesi hızla bozuluyor'' dedi.

Demirayak, doğal kaynakların tüketiminin aynı hızla devam etmesi halinde, yakın bir gelecekte sıkıntılı süreç başlayacağını ve bu sıkıntıların da önlenemez boyuta varacağını belirtti.

Küresel iklim değişikliğinin, doğal yaşamın dengesini bozan sorunların başında geldiğini bildiren Demirayak, şöyle konuştu:

''Bunu önlemek ve küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık yaratmak amacıyla geçen yıl WWF-Avustralya'nın girişimiyle bir saatliğine ışıkları ve elektrikli aletleri kapatma eylemi başlatılmıştı. Küresel iklim değişikliği üzerinde basit bir eylemle yaratabileceğimiz değişimi gösteren eylem, bugün küresel bir harekete dönüştü. WWF-Türkiye olarak, bu yıl 29 Mart tarihinde 20.00 ve 21.00 saatleri arasında yapılacak eylemde, dünyanın tüm büyük şehirlerinde olduğu gibi ülkemizde de aklı ve kalbiyle değişimin bir parçası olmak isteyen herkesi ve her kurumu, iklim değişikliğine karşı topyekün mücadeleye katkıda bulunmak amacıyla bu eyleme katılmaya çağırıyoruz.''

Demirayak, insanların küresel iklim değişikliğini durdurmak için küresel ısınmayı yavaşlatmak zorunda olduğunu, dünyanın her yerindeki tehditlerin endişe verici olduğunu söyledi.

Yaşanan olağan dışı meteorolojik olaylar, su kaynaklarının azalması, canlı türlerinin yok olması ve yaşam alanlarının kaybının, farkına yeni varılmaya başlanan ilk etkiler olduğunu söyleyen Demirayak, şunları kaydetti:

''WWF-Türkiye olarak, küresel iklim değişikliğine dair farkındalık yaratmaya çalışırken, mutlaka bireyler ve kurumların desteğini görmemiz lazım. ''Earth Hour'' (Dünya Saati) adı verilen bu eylem, küresel iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak, insanların sesini duyurmak ve onları sembolik de olsa harekete geçirmek üzere atılan önemli bir adım. Eyleme katılanlar, dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla aynı anda gerçek bir soruna değişim yaratma mesajı verecek. Yaratmak istediğimiz değişimin kendisi olmak için harekete geçme zamanı.''

Demirayak, Geçen yıl İstanbul'da İş Kuleleri ve binlerce bireyin destek verdiği bu eyleme katılacak kurum ve kuruluşların WWF-Türkiye'nin internet sitesinde açıklanacağını bildirdi.

A.A.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 19/11/2007 - Bugünkü Ortamın Tek Suçlusu Atatürk'tür ..!! - Ahmet Taner K

Kategori: GUNCEL

Biz, asıl suçluyu bir kenara bırakıp suçsuzlarla uğraşıyoruz !

Evet, bugünkü ortamın tek suçlusu Atatürk'tür !

*
Eğer bugün 60 milyon insanımız, Batı Trakya'daki Türkün durumunda değilse, bunun suçlusu odur.
*
Eğer 1923'te kişi başına ulusal geliri 70 dolar olan bir toplum, şimdi 2700 dolara ulaşmışsa; bunun suçlusu odur.
*
Eğer 1929-39 yılları arasında, bütün dünyada sanayi üretimi %19 artarken, Türkiye'de %96 artmışsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer Türk işçisi, batıdaki gibi, çocuk yaşta yeraltında günde 14-16 saat çalıştığı dönemler yaşamamışsa; bir oy hakkı için bile, Fransız işçisi gibi, 59 yıl kanlı bir savaşım vermek zorunda kalmamışsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer Türk kadını yasal olarak erkeğine eşitse, "köle" değilse, seçme ve seçilme hakkını Fransız kadınından bile önce elde etmişse, kadınlar bugün Türkiye'de vali, bakan, başbakan bile olabiliyorsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer 1923'te Darülfünundaki öğrenci sayısı 2100 olan bir Türkiye'de, bugün yüzbinlerce genç üniversitelerde okuyorsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer açık havadaki klasik müzik konserlerini onbinlerce genç izliyorsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer şeyhülislamlar "fetva" verip Kuran'ın Türkçe basımını engelleyemiyorlarsa; ezanlar düşman bayraklarının gölgesinde okunmuyorsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer bugün köy enstitülü binlerce köylü çocuğu, kültür yaşamımıza damgalarını vurabiliyorsa bunun suçlusu odur.
*
Eğer 1923'lerde ortaçağ karanlığında yaşayan bir toplum, bugün 21. yüzyılın aydınlığına bir ölçüde yaklaşabilmişse bunun suçlusu elbette ki odur.

Atatürk'ün suçları saymakla bitmez. Bir zamanlar kralların, şahların, cumhurbaşkanlarının, başbakanların Ankara'yı ziyaret için kuyruk olmalarının sorumluluğu da Atatürk'e aittir. Baskı rejimlerinden kaçan yüzlerce batılı bilim adamının bir zamanlar Kemalist Türkiye'yi seçmesinin sorumluluğu da...

Faşist Mussolini'nin bile Türkiye'yi "Avrupalı" saymasının günahı da...

Ama suçlunun suçlarının iyi anlaşılabilmesi için suçsuzların suçsuzluklarının da unutulmaması gerekir.

Sokaktaki adamın bile miras hakkına dokunulmazken Atatürk'ün vasiyetini çiğneyerek Türk Dil ve Tarih kurumlarını devletleştiren, Atatürk'ün miras gelirlerini, devletin atadığı memurlara dağıtan "beş general" suçsuzdur ! "Ben Atatürkçüyüm ve laikim" diyerek, din derslerinin zorunlu olması hükmünü anayasaya koydurtan, Alevinin, Hıristiyanın, Yahudinin Sünni inancını öğrenmesini zorunlu hale getiren Marmaris'teki emekli adam suçsuzdur !

Köy Enstitülerini kapatırken, İmam-Hatip liseleri açanlar, laik liselerde eğitim görenlerin sayısı son 20 yılda 3 kat artarken, imam-hatip okullarını bitirenlerin sayısının on dört kat artmasını sağlayanlar, Menderes'ten Demirel'e, Özal'dan Yılmaz'a tüm "Atatürkçü" başbakanlar suçsuzdur ! Milli eğitim bakanlığını şeriat yanlılarının işgaline terk edenler, Sağlık ve Tarım bakanlıklarını şeriatçılara peşkeş çekenler, İçişleri bakanlığının yapısını bozup valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin şeriatçı olması için kolları sıvayanların hepsi suçsuzdur !

Asıl suç Harp Okulunu şeriatçılara açmamakta direnen Kemalistlerdedir..
Sokaktaki adama küfreden suçludur, ama Atatürk'e küfreden suçsuzdur !

Erbakanlar, Mezarcılar, Dicleler...
Holding solcuları, numaracı cumhuriyetçi liboşlar...
Şeriatçılar, Kürt ırkçıları... Hepsi de haklılar!...

Onların ayaklarının altına halıları kim döşedi ?
1950'den beri bu ülkeyi yönetenler değil mi ?...

Ahmet Taner KIŞLALI
02 Mart 1994

--------------------------------------------------------------

1994' te yazılmış bir yazı ve şimdi sene 2007. Değişen nedir sizce?
Işıklar içinde yat Sayın Kışlalı.

Tolunay Şahin


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/10/2007 - Danıştay, yayın yasağını durdurdu !

Kategori: GUNCEL
Yayın yasağına Danıştay yasak getirdi!!
Hukuk işledi; sansür bitti!

Danıştay 13. Dairesi, Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili yayınların durdurulmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzalı kararın yürütmesini durdurdu. Daire, "sınırları belli olmayan bu tür yayın durdurmanın, yayıncı kuruluşları yapılacak yayınlarla ilgili olarak bu yasağa uyma konusunda tereddüte düşüreceğinin kuşkusuz olduğuna" işaret etti.


AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kanaltürk Televizyonu olarak bilinen Yaşam TV, Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili yayınların durdurulmasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek imzalı 23 Ekim 2007 tarihli kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açtı.

Danıştay 13. Dairesi, söz konusu kararın yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.
Kararda, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunun gereği belirlenen durumlarda, Başbakan veya görevlendireceği bakanın yayını durdurabileceği hükmüne yer verildiği anımsatıldı.

Yayınların önceden denetlenemeyeceği ve durdurulamayacağı ilkesinin istisnasını oluşturan bu düzenlemenin, "yayının önceden durdurulması" niteliğinde olması nedeniyle yayın özgürlüğünü kısıtlaması, bu haliye "yasaklama" niteliği taşıması karşısında kapsam ve sınırlarının açık ve somut bir biçimde durdurma kararında belirlenmesinin zorunlu olduğu vurgulanan kararda, bu konunun demokratik rejimlerin önemli unsurlarından birini oluşturan "yayın özgürlüğü" ilkesinin gereği olduğuna işaret edildi.
     

-"AÇIK VE SOMUT ŞEKİLDE ORTAYA KONULMALI"-

Kararda, şöyle denildi:
"Aksine bir uygulama, yasanın anılan maddesindeki istisna hükmünün getiriliş amacının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağı gibi sınırları belli olmayan bu tür yayın durdurmanın yayıncı kuruluşları, yapılacak yayınlarla ilgili olarak bu yasağa uyma konusunda tereddüte düşüreceği de kuşkusuzdur.

Dava konusu işlemle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle ihtimal dahilinde olduğu sebebine bağlı olarak ve ’güvenlik güçlerinin moral değerlerinin yüksek tutulması, toplumsal psikolojinin olumsuz etkilenmemesi ve çocukların ruh sağlığının korunması amacıyla’ durdurma kararı verilmiş ise de; radyo ve televizyon yayınlarının çeşitliliği de göz önüne alındığında yayın durdurma kapsamına alınan ’kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen, radyo ve televizyon yayınlarının’ hangi tür yayınlar olduğunun açık ve somut şekilde ortaya konulmaması nedeniyle durdurmanın kapsam ve sınırlarının kararda belli edilmediği ve kararın bu yönüyle 3984 sayılı yasanın 25/1.
maddesine aykırılık oluşturduğu açıktır." Dairenin kararına itiraz edilirse, itirazı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek.


Kaynak : Milliyet
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 24/10/2007 - Basına uygulanan sansürü PROTESTO!!!

Kategori: GUNCEL
Hükümet, RTÜK’e başvurmuş ve şu istekte bulunmuş: “Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen radyo ve televizyon yayınlarının durdurulmasını istiyoruz.”

RTÜK de ilgili kanunun 25’inci maddesinde yazan “kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması kuvvetle ihtimal dahilinde ise Başbakan veya görevlendireceği bakan yayını durdurabilir’’ hükmüne dayanarak hükümetin isteğini yerine getirdi elbette...

SANSÜRCÜ ZİHNİYETİ PROTESTO EDİYORUM!!


Böylesine acı olaylar yaşanırken ülkemde, biribirimize fıkra mı anlatacağız?!
Ya da "ne olacak şu Guatemala' nın hali?" diye mi tartışacağız?!

Tabii, hükümet, alıştı kendini her daim destekleyen, şakşaklayan medyaya! Hep destek tam destek!!
Şimdi eleştiri oklarının hedefinde olmak bunalttı onları!

Ve yeni bir haber daha :
"Öğrencilere gösteri yasağı geldi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Eğitim öğretimin aksatılmaması, öğrencilerin istenmeyen bazı durumlarla karşılaşmaması ve zarar görmemesi, terör örgütünün kamuoyunda yaratmayı amaçladığı tedirginlik ve infial ortamına katkı sağlanmaması bakımından, söz konusu gösteri, toplantı ve yürüyüşlere yönetici, öğretmen, öğrenci ve diğer personelin katılmasına kesinlikle izin verilmeyeceğini'' bildirdi.


Hükümete biraz daha tarih dersine çalışmalarını salık veriyorum. Bakınız; Vahdettin ve Adnan Menderes.





Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:6
| Sonraki Sayfa

Ana Sayfa

Profilim

Arşiv

Blog RSS

Son 5 Yazım


[TS] Krizde battı, kendini astı
[TS] ''Umut biziz, biz geleceğiz''
[TS] Notlar
[TS] Blog Action Day 2008-Poverty
[TS] Altın Koza altın gibi mi?...




Kategorilerim





Takip Ettiklerim


İmecem / Hiç yardıma ihtiyacınız oldu mu?
Kara Kutu
Portakalonline
Kahve Molası
Bye Bye Türkçe
Bildirgeç
Farketing
Pazarlama Dünyası
Marka Strateji
ShiftDeleteNet
Fikir Atölyesi
İstanbul Oyuncak Müzesi
Diyalog - A.SelimTuncer
Müzik Kutusu
cember.net
Morfikirler
Xing
Dr. Zeki Yüksekbilgili
Cin Fikir Merkezi
Sanat Çemberi
Alt kültür
Pazarlama Makaleleri
istanbul.com
Kurumsal Haberler
GG
İnovasyon
Can Dündar
Emre Kongar
Nihat Sırdar
Springwise
Trendwatching
NLP Academy Turkey
StumbleUpon
Perakende
Pazarlama Canavarı
TBL
TurkCelil
Genç Kız Sığınma Evi Derneği
Kitap Cumhuriyeti
Bilim,Felsefe,Kültür,Sanat,Edebiyat
Satış Bir İnsan İşidir - Taner Özdeş





İngilizce - Türkçe Tercüme Hizmeti
için lütfen tıklayın





Şu / Bu / O Sarmalı







Google



Söz söylenmiş bir kere; üzerinde düşünmek gerek :

"Gülerken göbeği oynamayan adamdan kork."

Çin Atasözü










© 2006-2009
Blogdaki yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir.